İki haftalık bir aradan sonra tekrardan merhabalar. Bir önceki yazımda haberini verdiğim IEEE Türkiye Öğrenci Kolları Kogresi için geçtiğimiz ayın son gününden itibaren Trabzon'daydım. Tam dört gün süren kongre boyunca Karadeniz'in benzersiz güzelliklerini görmek ve böyle güzel bir birlikteliğin parçası olmak çok çok güzeldi. Yazıma başlarken, sürekli koşturmaca içinde misafirlerinin rahatı için terler döken organizasyon ekibi başta olmak üzere kongre yönetimine ve katılan tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum.
Kongre içeriği olarak büyük çoğunlukla TURKIEE ve Geleceği işlendi. ISBIR, EESTEC ve IEEE GOLD Üyeliği konuları da gündemimizin en çok konuşulan diğer maddelerindendi. Bunların dışında Turkcell ARGE Uygulamalı Araştırma ve Teknolojiler Yöneticisi Coşkun ŞAHİN'in, Comphisco'nun yapımcısı Ali Murat ERKORKMAZ 'ın ve Macig Talent'den Turgay ADIYAMAN'ın sunumlarını izledik. Kongre boyunca kimi zamanlar çok sıcak anlar yaşansa da sonuç olarak bütün konular ve görev paylaşımları kolaylıkla ve hoşgörüyle çözüldü. Belki de bu seneye kadar yapılmış kongrelerde gördüğüm en hareketli kongreydi bu.. IEEE Türkiye Öğrenci Kolları yeni temsilcimiz Veysel Tüysüz kardeşime bu görevinde başarılar diliyorum.
Hemen hatırlamaya çalışarak kongre gezilerimizden tag'lar sunayım; Karadeniz Pidesi, Akçaabat Köfte, Kuymak, Bayram Ayran:) , Lahana Çorbası ve Lahana Dolma, Alabalık, Laz Böreği, Yarısı dem dolu bardakta Çay, Stress Cafe'de 5YTL'ye nargile+nescafe:) , Su böreği ve Acıbadem Kurabiyesi, Sahilde çekirdek sefası, Okuldaki kahvaltıya(!) karşı Piramit Cafe(şiddetle tavsiye:) ve doyasıya (çatlayasına:) kahvaltı yapmak, Gece yarılarına kadar birlikte oturmak ve Vampir oynamak... Atatürk Köşkü, Ayasofya Kilisesi, Sümela Manastırı, Fırtına Deresi ve akıntıya karşı buzz gibi suda yüzmek (boğulmak;) , Derede kum savaşı, Rafting, Balıklara yem atmak, Ölümüne horon, her yerde horon ve Kemençe-Tulum......
Her şey tek kelimeyle mükemmeldi ve bize unutulmayacak anılar bıraktı hepsi!.. Bunları yazarken bile tek tek yaşadım bu güzellikleri. Eminim kongrede benimle birlikte olup bu yazıyı okuyanlar da aynı duyguları yaşıyorlardır şu an.. Burcu blogunda belirtmiş; ben de katılıyorum ve kongrede en çok birlikte olduğum arkadaşlarıma; iyi ki geldiniz, iyi ki birlikteydik diyorum! İstanbul Aydın Üniversitesi'nden Osman Köycü, Burcu Kutlu, Müge Yazgan, Halit Kara ve Musa Öncel; Trakya Üniversitesi'nden Can Uluçay ve Serdar Külhancıoğlu; Doğuş Üniversitesi'nden Burak Alakuş; Marmara Üniversitesi'nden Hande Döngel; Kadir Has Üniversitesi'nden Ender Piyale; GYTE'nden Ali Servet Eyüpoğlu ve Fatih Üniversitesi'nden Selmin Kutanis, Bilgehan Tireli, Uğur Çelik, Mehmet Rabuş, ve Ömer Erman; hepiniz çok sağolun!
Kongrenin ardından da 5-6 günlüğüne Trabzon'daki köyümüze uğradım. Fındık sezonu sebebiyle yazın İstanbul'dan ayrılıp köyde bulunan dayım ve anannemi ziyaret edip bu hareketli günlerin yorgunluğunu orada doğanın bütün güzellikleriyle birlikte atmaya çalıştım. Köyün bir çok yerini gezerek oradaki yaşamı tatmaya denedim. Gerçekten süper bir duygu.. İnsanın alıp başını oralarda yaşayası geliyor. Hele gece yarısı bıldırcın avlamak için zifiri karanlık fındıklıklara sadece lüks ve ağ ile çıkmak insanı gerçekten çok heycanlandırıyor. Bir de yakalayabilseydik :) Neyse.. Tabi orada bile olsa görevlerimiz yakamızı bırakmıyor. Bu süre içerisinde TBD İstanbul Genç Çalışma Grubu iç tüzük çalışmalarımı sürdürdüm ve nihayet geçtiğimiz pazar günü oradayken tamamladım.
Yine unutulması güç bir kongrenin ardından bakıyorum, ve görüyorum ki; bu dostluk ve kardeşlik bizimle birlikte olduktan sonra birlikte daha böyle nice büyük kongrelerde yine heeep birlikte olacağız.
| Tepkiler: |
1 Comment
Bu yazıyı okuyunca gercekten çok özledigimi hissettim trabzon günlerimizi.Gercekten hiç unutulmayacak bir kongreydi.Yazını gülümseyerek okudum hep:) Buarada kahvaltı tabagıda 1.5 YTL di :D
Posted on 27 Eylül, 2007 01:30